Ana içeriğe atla

Romanya(Doğu Doğan)

            İnsan ruhunun genel zaaflarından biri, değişiklik ihtiyacı duymasıdır. Hep aynı yerde yaşamak aynı şeyleri görmek yorucu bir ortamda kendi içine, kendi dünyasına kapanmak insan ruhuna zaman zaman çeşitli bunalımlara sebebiyet veren bir monotonluk yaratır. Erasmus +  projesi bu monotonluktan bizi uzaklaştırmayı başardı.


            Erasmus+ projesinin Romanya’ya gidecek olan öğretmen kadrosunda bulunduğumu öğrendiğim anda Romanya ile ilgili internet üzerinden araştırma yapmaya başladım. Romanya’nın tarihi, doğal güzellikleri ve özellikle Romanya da bulunacağımız zaman diliminin hava şartlarına baktım. Avrupa’nın bir çok ülkesinde bulunmama rağmen eğitim ile ilgili ilk defa böyle bir projede bulunuyorum.  Ve beklenen gün sonunda gelmişti. Toplamda altı ülkenin buluşması ile başlayan projenin ilk iki günüde Romanya’nın başkentinde kültürel gezilere ayırmıştık. Tarihi yerleri gezerken bir yandan diğer ülkelerden gelen öğretmen ve öğrenciler ile sıcak kaynaşmalar projenin olumlu bir hava içersin de geçeceğinin sinyallerini vermişti. Tarihi alanlardan en çok ilgimi çeken iki yerden birisi Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk’ün başkentte bir heykelinin olması ve aynı şehirde tarihin en acımasız hükümdarı olan Kazıklı Voyvoda(Vlad Tepes) orada bulunması.

            Bu projenin bana bir çok olumlu gelişmeler kattığına inanıyorum. Hiç şüphesiz yabancı diyarların havasına girmek bir takım gözlemler yapmak  incelemelerde bulunmak dışında farklı ülkeler ile evrensel bir dil olan müzik ile ülkeler arasında bağıntının nasıl kurulduğunu görmek bu ve bunun gibi projelerin çok önemli olduğunu bana öğretti. Ve artık şuana gönülden inanıyorum bu projeler öğrencilerin yaşamlarında her anlamda pozitif bir katkı sağlayacaktır.  Öğrencilerin kendilerine olan güvenleri bu proje sayesinde değişiğine ve bundan sonraki yaşamlarında müziği hiç çıkarmayacaklarını düşünüyorum. Tabi ki biz öğretmenlerinde öğrencilerine sosyal ilişkilerin insanın geleceğini olumlu etkileyeceğini ve bu köprüyü de müzik sayesinde çok rahat aşacaklarını aşılamak düşer.



            Erasmus  + projesine katıldığımdan dolayı çok mutluyum. Romanya da bizleri ağırlayan ve bizler ile ilgilenen Öğretmen arkadaşlarımıza, özellikle projenin her aşamasında görev alan değerli öğretmenlerimize gönülden teşekkür eder ve bu şekilde projelerin olmasını gönülden isterim.
 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sevimli mi Sevimli Küçük Bir Kent Vibo Valentia (Hakan Şenses)

Kendine özgü tarihi dokusuyla yeşil çayırları yer yer kesen vadi oluklarıyla oldukça orijinal şirin bir kent işte Vibo Valentia. Tüm İtalya’da olduğu gibi pasta yani makarna’nın, pizza’nın pek çok lezzetli türlerini burada da görmek mümkünO zaman “Vibo Valentia’nın da içinde yer aldığı Calabria’nın İtalya’nın diğer bölgelerinden farkı nedir?” diyeceksiniz. Gördüğümüz kadarıyla anlatmaya çalışalım. Her şeyden önce Calabria Bölgesi çizmenin en güneyinde yer alan ortalama 2 milyona sahip Sicilya adası ile arsındaki yaklaşık 1 mil mesafesi bulunan İtalya’nın 20 coğrafi bölgesinden biri. Bölgenin Vibo Valentia’dan sonra en beğendiğimiz kentleri nefis manzaralara ve de tertemiz kumsallara sahip olan Tropea ve Reggio Calabria kentleriydi. Bu kentler başta olmak üzere otanik yerleşime sahip tarihi dokusuyla, deniz turizmine son derece uygun plajlarıyla ve de kıyıdan birkaç km içeride yer alan yemyeşil vadileriyle insanı büyüleyen tam bir turizm bölgesi burası. Bunun yanında yerli ya...

Karşı kıyının ülkesi Yunanistan (Serkan Tezcan)

Sevgi , dostluk ve kardeşlik ülkesi…Karşı kıyının ülkesi Yunanistan…            Oraya gittiğimizde politik sebeplerden ve  Türk olduğumuzdan dolayı zaman zaman ters bakışlarla karşılaşabileceğimizi düşünürken, yolda Türkçe konuştuğumuzu duyanların yanımızdan geçerken Türkçe ’’hoş geldin’’ demesi bizleri düşünemeyeceğimiz kadar mutlu etmişti. Selanik’i ziyaret etmenin bizim için ayrı bir önemi vardı. Cumhuriyetimizin kurucusu , milletimizin önderi Atatürk’ün doğduğu evi ziyaret ederken duygularımız karmakarışıktı. Hasret , gurur, hüzün, mutluluk…            Kültürlerimiz arasında benzerlikler olduğunu bilerek Selanik’e gitmiştik ama yeme-içme kültüründen müziğe, dansa, insan ilişkilerinden mimari yapıya kadar pek çok şeyin hemen hemen aynı olduğunu görmek hem çok şaşırtıcı hem de  çok heyecan vericiydi. Kalpten kalbe pek çok köprü kurduk, şarkılarımızda duygularımız...

Unutamayacağım bir deneyim (Zeynep Ceylan )

Romanya benim hayatimin sonuna kadar unutamayacağım bir deneyim oldu. Oradaki her şey çok güzeldi.  Otelde geçirdiğimiz günler sanki çok Hiç geçmedi. Ailelere değildiniz aksam kalbim yerinden çıkacaktı sanki. Heyecan korku hepsi bir aradaydı. Heyecanlıydım çünkü daha önce hiç böyle Bir deneyim yaşamadım. Korktum çünkü İngilizcem iyi değil nasıl anlaşıcım diye düşünüyordum. Daha sonra aileler bizi aldı evlerimize gittik. Ben hala heyecanlıyım tabi. Eve girdiğimde annesi ve tavşanları karşıladı beni. Çok sevecen cana Yakın insanlardı. Kendimi anlattım onlara çok rahat anlaştık. Zorlanmadım. Her aksam eğlenmemiz için bizi gezdiriyorlardı. Benim için özel yemekler yapıyorlardı. Onları hiç unutmayacağım. Sonra gösteri yapacağımız gün geldi. Ben yine heyecanlı. Herkes yaptı sıra bizdeydi sahneye çıkınca bütün hey canim geçti çok eğlendim. Hersek güzeldi ama ayrılık asamasa biraz uzdu beni. Çünkü alşimistim onlara. Bizi otele öğretmenlerimize bıraktılar. Onlarda uzundu bende....